١١

Ama o, zor geçidi aşmaya girişemedi.

— Turkish Translation(Diyanet)

١٢
O zor geçidin ne olduğunu sen bilir misin?

— Turkish Translation(Diyanet)

١٣
O geçit, bir köle ve esir azadetmek,

— Turkish Translation(Diyanet)

١٤
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.

— Turkish Translation(Diyanet)

١٥
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.

— Turkish Translation(Diyanet)

١٦
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.

— Turkish Translation(Diyanet)

١٧
Sonra, inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametlilerden olmayı tavsiye edenlerden olmaktır.

— Turkish Translation(Diyanet)

١٨
İşte bunlar amel defterleri sağdan verilenlerdir.

— Turkish Translation(Diyanet)

١٩
Ayetlerimizi inkar edenler, işte onlar amel defterleri sollarından verilenlerdir.

— Turkish Translation(Diyanet)

٢٠
Onlar her yönden ateşle kapatılacaklardır.

— Turkish Translation(Diyanet)

Notes placeholders