٤١

And olsun ki, Firavun erkanına uyaranlar geldi.

Turkish Translation(Diyanet)

٤٢
Mucizelerimizin hepsini yalanladılar. Bunun üzerine onları güç ve kuvvet sahibi olana yakışır bir şekilde yakaladık.

Turkish Translation(Diyanet)

٤٣
Sizin inkarcılarınız bunlardan daha mı üstündür? Yoksa Kitablarda size bir kurtuluş belgesi mi var?

Turkish Translation(Diyanet)

٤٤
Yoksa: "Biz öç alabilecek bir topluluğuz" mu diyorlar?

Turkish Translation(Diyanet)

٤٥
Toplulukları dağıtılacak, yüzgeri edileceklerdir.

Turkish Translation(Diyanet)

٤٦
Kıyamet onların azap ile vadedildikleri gündür. O ne korkunç, ne acı bir gündür!

Turkish Translation(Diyanet)

٤٧
Doğrusu suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.

Turkish Translation(Diyanet)

٤٨
Ateşe yüzüstü sürüldükleri gün, onlara: "Cehennemin dokunan azabını tadın" denir.

Turkish Translation(Diyanet)

٤٩
Şüphesiz Biz her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır.

Turkish Translation(Diyanet)

٥٠
Bizim buyruğumuz bir göz kırpması gibi anidir.

Turkish Translation(Diyanet)

Notes placeholders