٤١

Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.

Turkish Translation(Diyanet)

٤٢
Canlarının istediği meyveler arasındadırlar.

Turkish Translation(Diyanet)

٤٣
Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz."

Turkish Translation(Diyanet)

٤٤
Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz.

Turkish Translation(Diyanet)

٤٥
O gün yalanlamış olanların vay haline

Turkish Translation(Diyanet)

٤٦
Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.

Turkish Translation(Diyanet)

٤٧
O gün yalanlamış olanların vay haline!

Turkish Translation(Diyanet)

٤٨
Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar.

Turkish Translation(Diyanet)

٤٩
O gün yalanlamış olanların vay haline!

Turkish Translation(Diyanet)

٥٠
Kuran'dan başka hangi söze inanacaklar?

Turkish Translation(Diyanet)

Notes placeholders