١١

Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun

Turkish Translation(Diyanet)

١٢
Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun

Turkish Translation(Diyanet)

١٣
Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun

Turkish Translation(Diyanet)

١٤
Allah'ın her şeyi görmekte olduğunu bilmez mi?

Turkish Translation(Diyanet)

١٥
Ama bundan vazgeçmezse, and olsun ki, onu perçeminden,

Turkish Translation(Diyanet)

١٦
Yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz.

Turkish Translation(Diyanet)

١٧
O zaman, kafadarlarını çağırsın,

Turkish Translation(Diyanet)

١٨
Biz de zebanileri çağıracağız.

Turkish Translation(Diyanet)

١٩
Sakın ona uyma; sen secde et, Rabbine yaklaş.

Turkish Translation(Diyanet)

Notes placeholders